Op. Dr. Sultan Ayaz, Genel Cerrahi Uzmanı

Konya Anal Fissür Tedavisi

Konya anal fissür tedavisi, makat kanalındaki yırtığın kapanmasını ve ağrıya yol açan sfinkter spazmının çözülmesini hedefleyen bütüncül tedavi sürecidir.

Makat çatlağı, dışkılama sırasında jilet kesiği gibi tarif edilen keskin bir ağrıya ve genellikle kağıtta görülen parlak kırmızı kanamaya yol açar. Şikayet çoğu kişide utanma nedeniyle geciktirilir; oysa erken dönemde başvuran hastaların önemli bir kısmı basit önlemlerle rahatlar. Gecikme, yaranın kronikleşmesine ve tedavinin zorlaşmasına neden olabilir.

Bu yazıda anal fissürün neden oluştuğunu, akut ve kronik biçimleri arasındaki farkı, ameliyatsız seçenekleri ve cerrahi yöntemi ayrıntılı biçimde bulacaksınız. Konya'da genel cerrahi alanında çalışan Op. Dr. Sultan Ayaz, makat bölgesi hastalıklarında hastanın şikayetine ve muayene bulgusuna göre kişiye özel bir plan oluşturur.

Anal Fissür (Makat Çatlağı) Nedir?

Anal Fissür (Makat Çatlağı) Nedir?

Anal fissür, anal kanalın son bölümünü döşeyen ince ve duyarlı dokuda oluşan uzunlamasına yırtıktır. Halk arasında makat çatlağı olarak bilinir. Yırtık çoğunlukla küçüktür ama bulunduğu bölge yoğun sinir uçları taşıdığı için şiddetli ağrıya yol açar.

Çatlakların büyük bölümü makatın arka orta hattında yerleşir. Bu bölgenin kanlanması diğer bölgelere göre daha zayıftır; dolayısıyla burada oluşan bir yara kendiliğinden kapanmakta zorlanır. Kadınlarda doğum sonrası dönemde ön orta hatta yerleşen çatlaklar da görülebilir.

Hastalık her yaşta karşımıza çıkabilir. Genç ve orta yaşlı erişkinlerde daha sık görülür, kadın ve erkek arasında belirgin bir fark yoktur. Bebeklerde de kabızlığa bağlı çatlak oluşabilir; bu grupta tedavi neredeyse tümüyle beslenme düzenlemesi üzerinden yürütülür.

Anal Kanalın Yapısı Ve Sfinkter Kasları

Makat kanalını iki kas halkası çevreler. Dıştaki kas isteğimizle kasılıp gevşerken, içteki kas otomatik çalışır ve dinlenme halinde bile belli bir gerginlik korur. Kontinans dediğimiz tutabilme yeteneği büyük ölçüde bu iç kasın sürekli tonusuna dayanır.

Kanalın iç yüzeyi, girişe yakın bölümde deriye benzeyen ve ağrıya çok duyarlı bir dokuyla kaplıdır. Çatlak tam bu duyarlı alanda oluştuğu için küçük bir yara bile orantısız görünen bir ağrı yaratır. Yukarıdaki bağırsak dokusunda ise aynı düzeyde ağrı hissi bulunmaz.

Spazm, Iskemi Ve İyileşememe Döngüsü

Fissürün asıl sorunlu tarafı, ağrının iç sfinkter kasında istemsiz bir kasılma başlatmasıdır. Kas kasıldıkça bölgeye giden kan akımı azalır, azalan kan akımı yaranın beslenmesini bozar ve yara iyileşemez. İyileşmeyen yara her dışkılamada yeniden zorlanır, ağrı devam eder.

Vücudun başka bir yerindeki benzer büyüklükte bir sıyrık birkaç günde kapanırken buradaki yaranın haftalarca sürmesinin nedeni budur. Sorun yaranın büyüklüğü değil, bulunduğu ortamın iyileşmeye izin vermemesidir. Bu ayrımı anlamak tedavi mantığını da açıklar.

Bu spazm, iskemi ve iyileşmeme kısır döngüsü hastalığın merkezinde yer alır. Tedavi yaklaşımlarının hemen hepsi bu döngüyü kırmayı amaçlar: kas gevşetildiğinde kanlanma düzelir, kanlanma düzeldiğinde yara kapanma şansı bulur. Ağrıyı bastırmak tek başına yeterli olmaz, çünkü altta yatan mekanizma sürer.

Anal Fissür Neden Oluşur?

Anal Fissür Neden Oluşur?

Anal fissürün en sık nedeni, sert ve hacimli dışkının anal kanalı zorlayarak dokuda yırtık oluşturmasıdır. Kabızlık bu nedenle hastalığın başlıca tetikleyicisidir. Ancak tek sebep kabızlık değildir; dokuyu zorlayan ya da bölgenin kanlanmasını bozan her etken çatlağa zemin hazırlayabilir.

Kabızlık Ve Dışkılama Alışkanlıkları

Lifli gıdaların az tüketilmesi, günlük sıvı alımının yetersizliği ve hareketsiz yaşam dışkıyı sertleştirir. Tuvalette uzun süre ıkınarak oturmak, telefonla vakit geçirmek de bölgedeki basıncı artırır ve dokuyu zorlar.

Bir kez çatlak oluştuktan sonra döngü kendini besler. Ağrı korkusuyla tuvalete gitmeyi erteleyen kişide dışkı bağırsakta daha uzun kalır, su kaybederek sertleşir ve bir sonraki dışkılama daha travmatik olur. Bu yüzden tedavinin ilk adımı ağrıyı değil dışkı kıvamını düzeltmektir.

İshal Ve Sindirim Sorunları

Sürekli ishal de dokuyu tahriş ederek çatlağa zemin hazırlar. Sık dışkılama, bölgenin nemli kalması ve silme işleminin tekrarlanması yüzeyel hasar oluşturur. Bu nedenle fissür yalnızca kabız kişilerde görülen bir sorun değildir.

Bazı ilaçların yan etkisi olarak gelişen bağırsak düzensizlikleri, kısa sürede kilo verdiren kısıtlayıcı diyetler ve yolculuk gibi düzen bozucu durumlar da tabloyu tetikleyebilir. Şikayetin başladığı dönemde beslenme ve ilaç değişikliklerini hatırlamak, nedeni bulmakta yardımcı olur.

Doğum, Ameliyat Ve Diğer Nedenler

Normal doğum sırasında bölgeye binen yük çatlak oluşumuna yol açabilir. Makat çevresine yapılan girişimler, uzun süreli oturma, aşırı sıkı iç sfinkter yapısı ve bazı kronik bağırsak hastalıkları da risk oluşturur. Alışılmadık yerleşimli veya çok sayıda çatlak varlığında altta yatan başka bir hastalık araştırılır.

Doğum sonrası dönemde kadınlar hem hormonal değişiklikler hem de emzirme sürecindeki sıvı ihtiyacı nedeniyle kabızlığa daha yatkındır. Bu grupta çatlak sıklıkla ilk aylarda ortaya çıkar ve dışkı yumuşatıcı desteğiyle birlikte önlem alındığında iyi yanıt verir.

  • Yetersiz lif ve su tüketimine bağlı kabızlık
  • Uzun süren ya da tekrarlayan ishal atakları
  • Normal doğum ve doğum sonrası dönem
  • Tuvalette uzun süre ıkınarak oturma alışkanlığı
  • İç sfinkter kasının doğuştan yüksek tonuslu olması
  • Hareketsiz yaşam ve gün boyu masa başında oturma
  • Makat bölgesine yönelik önceki girişimler veya travmalar

Anal Fissür Belirtileri Nelerdir?

Anal Fissür Belirtileri Nelerdir?

Anal fissürün en tipik belirtisi, dışkılama anında başlayan ve sonrasında bir süre devam eden keskin, yakıcı makat ağrısıdır. Hastalar bu ağrıyı sıklıkla cam kırığı veya jilet hissi olarak tarif eder.

Ağrı iki aşamalıdır. Dışkı geçerken ani bir kesici ağrı olur; ardından sfinkter spazmına bağlı zonklayıcı, sızlayıcı bir ağrı dakikalar hatta saatler sürebilir. Bu ikinci dönem hastanın günlük yaşamını asıl zorlayan kısımdır.

  • Dışkılama sırasında ve sonrasında şiddetli ağrı
  • Tuvalet kağıdında veya dışkı yüzeyinde parlak kırmızı kan
  • Makat çevresinde kaşıntı, yanma ve rahatsızlık hissi
  • Ağrı korkusuyla dışkılamayı erteleme ve buna bağlı kabızlığın artması
  • Kronik olgularda çatlağın dış ucunda deri katlantısı fark edilmesi
  • Oturmakta zorlanma ve bölgede gerginlik duygusu

Kanama genellikle azdır ve dışkıyla karışmaz; yüzeyde iz bırakır. Bol miktarda, koyu renkli ya da dışkıya karışmış kanama farklı bir sorunun işareti olabileceğinden mutlaka hekim değerlendirmesi gerektirir.

Şikayetler günlük yaşamı beklenenden fazla etkiler. Uzun süre oturamama, araç kullanırken rahatsızlık, iş performansında düşüş ve uyku bölünmesi sık bildirilen sonuçlardır. Bazı hastalarda ağrı beklentisi kaygıya dönüşür ve tuvalet alışkanlığı büsbütün bozulur.

Ateş, bölgede şişlik, akıntı veya zonklayan basınç hissi eklenirse tablo yalnızca çatlakla açıklanamaz. Bu durumda apse gibi başka bir sorun düşünülür ve vakit kaybetmeden başvurulması önerilir.

Akut ve Kronik Anal Fissür Arasındaki Fark

Akut anal fissür, altı haftadan kısa süredir var olan taze yırtıktır; kronik fissür ise altı haftayı aşan, kenarları sertleşmiş ve ek doku değişiklikleri gelişmiş olan çatlaktır. Bu ayrım tedavi seçimini doğrudan belirler.

Akut dönemde yara yüzeyeldir, tabanı temizdir ve kanlanma bozulması henüz kalıcı hale gelmemiştir. Bu evrede beslenme düzenlemesi, oturma banyosu ve merhem tedavisiyle iyileşme şansı yüksektir.

Kronik dönemde ise yaranın tabanında sfinkter kası lifleri görünür hale gelebilir. Dış uçta deri katlantısı, iç uçta ise küçük bir doku çıkıntısı oluşur. Bu değişiklikler yaranın kendiliğinden kapanmasını zorlaştırır.

ÖzellikAkut FissürKronik Fissür
Süre6 haftadan kısa6 haftadan uzun veya tekrarlayan
Muayene bulgusuYüzeyel, temiz tabanlı taze yırtıkSert kenarlı yara, deri katlantısı, tabanda kas lifleri
Ağrı karakteriDışkılamayla başlayan keskin, kısa süreli ağrıUzun süren, zonklayıcı ve tekrarlayan ağrı
Öncelikli tedaviBeslenme düzeni, oturma banyosu, topikal merhemMerheme yanıt yoksa cerrahi değerlendirme

Bazı hastalarda tablo iyileşme ve alevlenme dönemleriyle ilerler. Şikayet birkaç hafta kaybolur, sonra kabızlıkla birlikte yeniden başlar. Tekrarlayan bu seyir de kronikleşme belirtisi kabul edilir ve yalnızca ağrı kesiciyle geçiştirilmesi doğru olmaz.

Kronikleşmiş bir çatlağın ilaçla iyileşme olasılığı düşer, ancak bu her hastada ameliyat gerekeceği anlamına gelmez. Yaranın durumu, sfinkter basıncı ve hastanın genel sağlığı birlikte değerlendirilir; karar muayene sonrası netleşir.

Anal Fissür Tanısı Nasıl Konur?

Anal Fissür Tanısı Nasıl Konur?

Anal fissür tanısı çoğu hastada ayrıntılı öykü ve dikkatli bir dış muayeneyle konur; ileri tetkike genellikle gerek kalmaz. Hekim makat çevresindeki cildi nazikçe ayırarak çatlağı doğrudan görebilir.

Öyküde şikayetin ne zaman başladığı, ağrının dışkılamayla ilişkisi, kanamanın miktarı ve rengi, bağırsak düzeni ile daha önce kullanılan ilaçlar sorgulanır. Hastanın ağrıyı tarif etme biçimi bile tanıya önemli katkı sağlar.

Ağrı çok şiddetliyse parmakla muayene veya aletli inceleme ilk vizitte zorlanarak yapılmaz. Bölge duyarsızlaştırılabilir ya da inceleme, ağrı azaldıktan sonraki kontrole bırakılır. Amaç hastayı ek acıya maruz bırakmadan doğru bilgiye ulaşmaktır.

Ayırıcı tanıda hemoroid, anal fistül ve makat çevresi apsesi akla gelir. Hemoroidde ağrı genellikle daha künttür, fistülde akıntı ön plandadır, apsede ise şişlik ve ateş eşlik eder. Bu ayrımın deneyimli bir Konya genel cerrah tarafından yapılması gereksiz tedavi denemelerini önler.

DurumÖne Çıkan ŞikayetTipik Bulgu
Anal fissürDışkılamayla keskinleşen ağrıOrta hatta yüzeyel yırtık
HemoroidEle gelen kabarıklık, künt rahatsızlıkGenişlemiş damar yastıkçıkları
Anal fistülSürekli veya aralıklı akıntıDeride açılan küçük ağız
Makat çevresi apsesiZonklayan basınç, ateşKızarık, şiş ve sıcak alan

Çatlak alışılmadık bir yerleşimdeyse, birden fazlaysa veya standart tedaviye yanıt vermiyorsa kolonoskopi gibi ileri incelemeler istenebilir. Kırk yaş üzerinde ve kanama şikayeti belirginse bağırsak taraması ayrıca değerlendirilir.

Ameliyatsız Anal Fissür Tedavisi

Ameliyatsız Anal Fissür Tedavisi

Ameliyatsız tedavi, dışkıyı yumuşatarak yaranın yeniden zorlanmasını engellemeyi ve sfinkter spazmını çözerek bölgenin kanlanmasını artırmayı hedefler. Özellikle akut olgularda ilk tercih bu yaklaşımdır.

Beslenme Ve Yaşam Tarzı Düzenlemesi

Günlük lif alımının artırılması tedavinin temelidir. Sebze, meyve, kuru baklagil ve tam tahıllı ürünler dışkıyı yumuşatır. Su tüketiminin artırılması lifin işe yaraması için şarttır; lif alıp su içmemek kabızlığı derinleştirebilir.

Lif miktarı birden değil, birkaç gün içinde kademeli olarak artırılır. Ani geçiş gaz ve şişkinlik yaratabilir, bu da hastanın diyeti bırakmasına yol açar. Kuru erik, incir gibi gıdalar bağırsak hareketini destekler.

Tuvalette geçirilen sürenin kısaltılması, ıkınmadan kaçınılması ve dışkılama isteği geldiğinde ertelenmemesi önerilir. Düzenli yürüyüş bağırsak hareketlerini destekler ve bölgedeki basıncı azaltır.

Oturma Banyosu

Ilık suyla yapılan oturma banyosu sfinkter kasının gevşemesine yardımcı olur ve ağrıyı hafifletir. Günde birkaç kez, on ila on beş dakika süreyle uygulanması yeterlidir. Suyun çok sıcak olmaması ve bölgenin sonrasında nazikçe kurulanması gerekir.

Uygulamayı dışkılamanın hemen ardından yapmak en çok rahatlatan zamanlamadır. Suya sabun, şampuan ya da tahriş edici katkılar eklemek yerine sade ılık su tercih edilir. Silme işleminde sert kağıt yerine ıslak temizlik daha az travma yaratır.

Merhemler Ve Dışkı Yumuşatıcılar

Kas gevşetici etkili topikal merhemler iç sfinkter basıncını düşürerek yaranın kanlanmasını artırır. Bu ilaçlar hekim önerisiyle, belirtilen sürede ve dozda kullanılmalıdır. Baş ağrısı gibi yan etkiler görülebileceğinden kullanım şekli önemlidir.

Merhem tedavisi genellikle birkaç hafta boyunca düzenli sürdürülür. Ağrı azaldı diye erken bırakmak, yara tam kapanmadığı için şikayetin geri dönmesine neden olur. Bu nedenle tedaviye ara verilmeden devam edilmesi ve kontrole gelinmesi önemlidir.

Dışkı yumuşatıcılar ve lif takviyeleri, beslenme düzenlemesi yeterli gelmediğinde devreye girer. Ağrı kesici merhemler ise geçici rahatlama sağlar ama tek başına iyileşme sağlamaz. Hangi ilacın uygun olduğu muayene sonrası netleşir.

Birkaç haftalık düzenli tedaviye rağmen ağrı sürüyor, kanama devam ediyor veya yara kapanmıyorsa yaklaşım gözden geçirilir. Bu noktada cerrahi seçenek konuşulur; ancak karar tek bir bulguya değil, sürecin bütününe bakılarak verilir.

Anal Fissür Ameliyatı: Lateral İnternal Sfinkterotomi

Anal Fissür Ameliyatı: Lateral İnternal Sfinkterotomi

Lateral internal sfinkterotomi, iç sfinkter kasının yan tarafından küçük bir kısmının kesilerek kastaki aşırı basıncın kalıcı biçimde düşürülmesi işlemidir. Kronik fissürde ilaç tedavisine yanıt alınamadığında başvurulan yöntemdir.

İşlemin mantığı doğrudan kısır döngüyü hedef alır. Kas gevşediğinde bölgeye giden kan akımı artar, artan kanlanma yaranın kapanmasına imkan tanır. Çatlağın kendisine çoğu zaman dokunulmasına bile gerek kalmaz.

İşlem Nasıl Uygulanır?

Ameliyat genellikle kısa sürer ve çoğu hastada aynı gün taburculuk mümkündür. Anestezi tercihi hastanın durumuna göre belirlenir; bölgesel ya da genel anestezi uygulanabilir. Kesi çok küçüktür ve dikişli veya dikişsiz bırakılabilir.

Kesinin makatın yan tarafından yapılmasının nedeni, arka orta hattın zaten zayıf kanlanan ve yaralı bölge olmasıdır. Yan bölge daha iyi beslenir ve orada açılan küçük kesi hızlı iyileşir. Kesilen kas miktarı ölçülü tutulur.

Kronik olgularda çatlağın dış ucundaki deri katlantısı ya da iç uçtaki doku çıkıntısı aynı seansta temizlenebilir. Bu ek işlem hastanın muayene bulgusuna göre planlanır ve iyileşme süresini bir miktar etkileyebilir.

Beklenen Sonuç Ve Olası Riskler

Ameliyat sonrası ağrının belirgin biçimde azaldığı ilk günlerden itibaren fark edilir. Nüks riski düşüktür. En çok merak edilen konu olan gaz veya dışkı kaçırma sorunu, kesinin ölçülü yapılmasıyla nadir görülür; yine de risk hasta bazında değerlendirilerek konuşulur.

Her cerrahi girişimde olduğu gibi kanama, yara yerinde enfeksiyon ve iyileşmenin beklenenden uzun sürmesi gibi durumlar görülebilir. Bunların sıklığı azdır ve çoğu basit önlemlerle yönetilir. Ameliyat öncesi görüşmede bu başlıklar ayrıntılı anlatılır.

Doğum sayısı fazla olan kadınlarda, ileri yaşta veya sfinkter kası zaten zayıf olan kişilerde bu yöntem daha temkinli planlanır. Bazı durumlarda kas kesilmeden yaranın çıkarılıp doku aktarımıyla kapatılması tercih edilebilir. Karar hekim değerlendirmesiyle verilir.

Tedavi Sonrası İyileşme ve Tekrarı Önleme

İyileşme süreci hem yaranın kapanmasını hem de alışkanlıkların kalıcı olarak değiştirilmesini kapsar; sadece tedaviyle yetinip eski düzene dönmek tekrarın en sık nedenidir. Bu nedenle iyileşme dönemi kadar sonrası da önemlidir.

Ameliyat sonrası ilk günlerde bölgeyi temiz ve kuru tutmak, ılık oturma banyosuna devam etmek ve önerilen ağrı kesicileri düzenli kullanmak konforu artırır. İlk dışkılama korkulan bir andır ama dışkı yumuşak tutulduğunda genellikle sorunsuz geçer.

İlk haftalarda az miktarda lekelenme tarzında kanama görülebilir ve bu beklenen bir durumdur. Artan ağrı, ateş, belirgin şişlik ya da kötü kokulu akıntı ise değerlendirme gerektirir. Bu belirtilerde kontrol randevusu beklenmeden başvurulmalıdır.

Ağır kaldırma, uzun süre oturma ve zorlayıcı spor faaliyetleri ilk dönemde sınırlandırılır. İşe dönüş süresi mesleğe ve uygulanan yönteme göre değişir. Kontrol randevularına gidilmesi, yaranın kapanıp kapanmadığının doğrulanması açısından gereklidir.

  • Günlük beslenmede lif oranını kalıcı olarak yüksek tutmak
  • Yeterli su içmeyi alışkanlık haline getirmek
  • Tuvalette beş dakikadan uzun kalmamak ve ıkınmamak
  • Dışkılama isteğini ertelememek
  • Düzenli fiziksel aktiviteyle bağırsak hareketlerini desteklemek
  • Kabızlık başladığında beklemeden önlem almak
  • Uzun süre aynı pozisyonda oturmaktan kaçınmak ve ara vermek
  • Ağrı ya da kanama yeniden başlarsa gecikmeden başvurmak

Bu önlemler yalnızca fissürün tekrarını değil, hemoroid gibi diğer makat bölgesi sorunlarının gelişimini de azaltır. Kişinin bağırsak düzeni farklı olduğundan öneriler kişiden kişiye değişir.

Sonuç

Anal Fissür Tedavisi — değerlendirme

Konya anal fissür tedavisi sürecinde en belirleyici unsur, şikayetin ne kadar erken ele alındığıdır. Taze bir çatlak basit önlemlerle kapanabilirken, aylardır süren bir yara farklı bir yaklaşım gerektirir.

Makat çatlağı utanılacak değil, tedavi edilebilir bir sorundur. Ağrı korkusuyla tuvaleti ertelemek kabızlığı artırır ve tabloyu ağırlaştırır. Şikayet birkaç haftadır sürüyorsa değerlendirme için beklemenin bir faydası yoktur.

Doğru tanı, benzer belirti veren diğer makat bölgesi hastalıklarının ayırt edilmesini de sağlar. Genel cerrahi uzmanının yapacağı muayene, hangi tedavinin size uygun olduğunu netleştirir ve gereksiz ilaç denemelerinin önüne geçer.

Tedavi bittikten sonra da beslenme ve tuvalet alışkanlıklarının korunması gerekir. Kalıcı sonucu belirleyen çoğu zaman uygulanan yöntem değil, sonrasında sürdürülen düzendir. Süreç kişiden kişiye değişir, bu nedenle plan muayene sonrasında netleşir.

Klinik adresimiz

Anal Fissür Tedavisi ve genel cerrahinin tüm başlıkları için hasta kabulü Özel Ereğli Bilge Hastanesi’nde yapılmaktadır. Muayene ve randevu bilgisi için lütfen iletişime geçiniz.

Anal Fissür Tedavisi Hakkında Sık Sorulanlar

Yeni oluşmuş yüzeyel çatlaklar, kabızlık giderildiğinde ve bölge korunduğunda kendiliğinden kapanabilir. Ancak sfinkter spazmı devreye girdiğinde yara iyileşme şansını kaybeder. Şikayet birkaç haftadır sürüyorsa beklemek yerine hekim değerlendirmesi almak daha doğrudur.

Randevu talebi oluşturun

Fissürde ağrı ön plandadır ve dışkılama anında keskin biçimde hissedilir; kanama azdır. Hemoroidde ise ağrı genellikle daha künttür, ele gelen bir kabarıklık ya da dışarı çıkma hissi olabilir. Kesin ayrım muayeneyle yapılır, iki durum birlikte de bulunabilir.

Randevu talebi oluşturun

Ameliyat anestezi altında yapıldığı için işlem sırasında ağrı hissedilmez. Sonrasında bölgede hassasiyet olabilir, ancak çoğu hasta ameliyat öncesindeki ağrının belirgin biçimde azaldığını ilk günlerde fark eder. Ağrı kesici ve oturma banyosu bu dönemi rahatlatır.

Randevu talebi oluşturun

Masa başı çalışanlar birkaç gün içinde işe dönebilir. Ağır fiziksel iş yapanlarda bu süre uzar. Uzun süre oturmak gereken işlerde yumuşak bir destek kullanmak konforu artırır. Kesin süre uygulanan yönteme ve kişinin iyileşme hızına göre değişir.

Randevu talebi oluşturun

Anal fissür iyi huylu bir yaradır ve kansere dönüşmez. Ancak makat bölgesindeki bazı ciddi hastalıklar da ağrı ve kanamayla ortaya çıkabilir. Bu nedenle tedaviye rağmen geçmeyen ya da alışılmadık görünümlü yaralarda ileri inceleme yapılır.

Randevu talebi oluşturun

Kabızlık devam ederse ve tuvalet alışkanlıkları değişmezse tekrar görülebilir. Cerrahi tedavi sonrası nüks riski düşüktür. Lifli beslenme, yeterli su tüketimi ve tuvalette ıkınmadan kaçınmak tekrarı önlemede en etkili önlemlerdir.

Randevu talebi oluşturun

Gebelik döneminde öncelik ilaçsız yöntemlerdedir: beslenme düzenlemesi, bol su, ılık oturma banyosu ve hekimin uygun gördüğü dışkı yumuşatıcılar. Kullanılabilecek merhemler gebelik haftasına göre değerlendirilir. Cerrahi girişim genellikle doğum sonrasına bırakılır.

Randevu talebi oluşturun

Proktoloji diğer tedaviler

Bu sayfadaki bilgiler yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesinin yerine geçmez. Tanı ve tedavi kararı; muayene, tetkik sonuçları ve hastanın genel durumu birlikte değerlendirilerek verilir.

Anal Fissür Tedavisi için değerlendirme randevusu

Size en uygun tedavi planı, ayrıntılı muayene ve tetkiklerinizin değerlendirilmesi sonrasında birlikte belirlenir.